Uzun zamandır yazamadım,
Nikah hazırlıkları tam gaz devam ediyor. 28 Ağustos 2007 tarihini aldık nikah için. Düğün de 02.09.2007. Nikah için shoppe'yi seçtik. Çok güzel ve nezih bir salon. Merak edenler için adresini vereyim; www.shoppe.com.tr bu adrese bizim nikahımızın olduğu gün ve saatte girenler nikahımızı canlı olarak izleyebilecekler.
En baştan anlatayım, yazmadığım süre içinde Halil ve ailesi Ankara'ya geldiler. Nikah tarihini kesinleştirdik. Nikah salonlarına daha önce baktığımız için kararımızı verdik ve görüşme yaptık nikah salonuyla.
Tarih kesinleşince bütün çeyizler ortaya çıktı ve ev dandini oldu. Benim daha önce görmediğim ne kadar çok şeyim varmış. Annem herhalde ben doğunca yapmaya başladı. Ben onları kullanmaya bile kıyamam. Hepsi göz nuru.
Nikah şekerimizi seçtik, benim çok hoşuma gitti. Mavi boncuklu, lavantalı birşey. Davetiyeleri ben seçtim, bugün teslim alıyorum, yarısını İstanbul'a kargoyla yollayacağım ancak yetişir dağılması. Davetiyemiz son derece sade. Herşeyde sadeliği seviyorum. Daha net ve karmaşık olmayan görüntüler hoşuma gidiyor galiba. Sade renkler, sade çizgiler...
Nerde kalmıştık, halil bir hafta sonra yeniden Ankara'ya geldi belediyeye başvurumuzu yaptık, herkes işlemler uzun sürüyor, sağlık raporu filan oyalıyor diyordu ama benimki çok kolay oldu. Sabah gittim hemen sağlık raporunu aldım, fotoğraf çektirdim (iğrenç çıktım), muhtara onaylattım belgeleri. Kısa zamanda halloldu. İstediğimiz gün ve saat de dolu olmadığı için hiçbir zorluk çekmeden bütün işlemlerimizi hallettik. Ben de halille beraber İstanbul'a gittim ve evimizin bitmiş halini ilk kez gördüm. Minicik bir ev, çok şirin. Eşyalar da yavaş yavaş yerleşince çok daha güzel olucak eminim. Salonda bir koltuğa daha yer kalacağını düşünüyorduk ama nerdeeee, ortaya sehba koyacak boşluk bile kalmadı. İyiki temel parçaları alıp, yer kalırsa diğer parçaları alırız demişiz.
Yatak odamız da ayın 24.de gelicek, inşallah bir aksilik çıkmaz. Tepe mobilya her zaman bir ay sonraya teslim tarihi veriyor. Salon mobilyasında bir aksilik çıkmadı, dedikleri tarihte teslim ettiler, inşallah yatak odası da sorunsuz ve tam tarihinde teslim edilir.
Gün geçtikçe heyecanlanmaya başlıyorum, önceleri sanki başkası evlenecek gibi hissediyordum, sanki benim nikahım olmayacak ben sadece olaya yardım ediyorum gibiydi. Zaman yaklaştıkça kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Sanırım nikah günü sakinleştirici almak zorunda kalıcam. O gelinliğin içinde bayılmazsam şükredicem. Kaç kat giyiliyomuş. Gelinleri takdir ettim, gıkları çıkmadan taşıyor zavallılar. (bak yine kendim gelinlik giymeyecekmişim gibi ifadeler kullanıyorum, olaydan kaçmak mı istiyorum nedir :)
Ayakkabımı sipariş ettim, güya 30 temmuzda teslim edicekti, hala ses yok. Ismarlama işler de böyle, dedikleri tarihte yapmıyorlar bu sanki kural olmuş. Töbe töbe sinirlendim bak. Şiştimmmm :P
Çok işim var çoook, perdeleri sipariş ettik daha dikilecek. Napıcam bilmiyorum, nasıl yetişecek bir fikrim yok.
Yeminle şiştimmm öfff...
kelebeğin aşkı, hayalleri, sevdikleri, sevmedikleri velhasıl herşey burada. Hayata bir çizik atmak için...
nikah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nikah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ağustos 2007 Cuma
28 Haziran 2007 Perşembe
Mutfak dolapları geldi hoş geldi
.jpg)
Çok şükür dün mutfak dolaplarımıza kavuştuk. Neredeyse bir aydır dolap kapağı gelmedi bahanesiyle bizi oyalayan mutfakçı sonunda gelmiş. Ama mutfak mermeri hala yapılmadığına göre bir ay da onun için bekleriz eminim. Halil çok güzel oldu diyor mutlaka güzeldir, temizlenip eşyalar gelince daha da güzel olur eminim. En önemlisi mutfağa küçük de olsa bir masa sığmasıydı o da sığıyormuş. Harika.
Fotoğraftaki bizim mutfağımız değil ama herhalde buna benzeyecek bitince, bizim seçtiğimiz modelde de koyu kahve rengi ve krem rengi dolap kapakları bir arada kullanılmıştı. Zaman aşımına uğradığı için hiç beklemediğim bir mutfak dolabıyla karşılaşmaktan korkuyorum açıkcası. Halil fotoğrafını çekip yollarsa meraktan kurtulucam.
Ooyy anam anammm... Burhan gibi bağırmak istiyorum... Annemin o kadar çok işi var ki, daha perde diktirilecek, mutfak dolaplarına örtüler dikecek off ben dayanamıyorum. Daha çıkıp perdeci dolaşıcaz, salon için stor istiyorum ama o da transparan parannn olmasın... öyle olursa al başına iş. Bu konuda hiçbir bilgim yok, gidip perdeciden sormak lazım.
Yatak odası alınacak, oranın perdesi dikilecek, halısı nasıl olucak onlar ayarlanacak. Oturma odasına kırmızı bir kanepe bulmamız lazım, o kolay da en önemlisi sallanan koltuk bulmak, ikea'ya bakalım belki orada buluruz.
Velhasıl zor iş evlenmek. Çoook çalışmam lazım çokk...
Benim kelebek ruhum ise goblen alsam da işlesem derdinde, her işimiz bitti duvara tablo yapmayı düşünüyor. Ama goblenlere baktım geçen gün, şahane şeyler var. Bir tane etamin işlemiştim, annem ona benziyor işlemesi diyor ama şu anda çok daha önemli işlerimiz olduğu için onu işlemeyi evlenip iş de bulamayıp, evde sıkıntıdan patladığım günlerde yapmamın daha uygun olacağını düşünüyor.
Merak ediyordum, evimiz için acaba ilkolarak ne alırız diye. Biz iki tane şamdan, bir resim çerçevesi bir de buzdolabı süsü aldık :)) enteresan bir çiftiz vesselam. Buzdolabı süsümüz de olduğuna göre herşey tamamdır.
İçim telaşlı, ama dıştan birşey belli olmuyor. Sakin sakin oturuyorum, sanki başkası evlenecek. Evlenen arkadaşlarımdan hatırlıyorum da her gün çarşı pazar geziyorlardı. Ben habire kendime birşeyler alıyorum, kırmızı puanlı ayakkabım da oldu artık huzura erebilirim. Evin işleri mi, amaaaan yaparız. Daha gün bile almadık, nasıl yetişecek, ne olucak hiçbir fikrim yok. Bu gidişle ramazandan sonraya kalacak nikah işi. Neyse hayırlısı olsun.
Biraz önce babamla konuştum, pazartesi günü tomografi çektirmişti, bugün sonucunu aldı. Çok şükür herşey gayet iyiymiş. Doktoru son derece iyi bulmuş ve ilacını bir ay sonra tamamen kesmesini söylemiş. Oh baya rahatladım. Canım benim, o kadar çekti ki artık en ufak birşey olmasına bile dayanamam herhalde. Bu sıcakta gitmeyin ben götüreyim dedim ama annemle ikisi gazi hastanesine çok rahat gidiyoruz diye benim bırakmamı istemediler, herhalde insanlar büyüyünce anne babalarını çocukları gibi korumak istiyorlar. Bir zamanlar onların bizi koruduğu gibi....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)